
Tâlimü’l-Müteallim’den Kalbe Dokunan Nasihatler
İlim yalnızca ezberle değil, edep ile yaşanır.
Tâlimü’l-Müteallim, asırlardır medreselerde ders kitabı olarak okutulan, ilim yolculuğunun ahlâkî ve mânevî boyutlarını anlatan eşsiz bir eserdir. İmam Zernûcî’nin bu kıymetli eseri, sadece ilim taliplerine değil; her mü’minin hayat yolculuğuna ışık tutacak hikmetlerle doludur.
Bu yazıda, kitaptan seçtiğimiz bazı önemli nasihatleri sade bir dille paylaşmak istiyoruz. Her biri, hakikat yolunda yürüyen gönüllere yön verir niteliktedir.
“İlim tahsil etmek isteyen kişi, öncelikle niyetini düzeltmelidir.”
Zernûcî, ilim yoluna girerken niyetin Allah rızası olması gerektiğini vurgular. Niyet, amelin ruhudur. Şöhret, tartışma veya dünya menfaati için yapılan ilim öğrenimi kişiyi hakikatten uzaklaştırır.
“Hiçbir büyük mertebe sabır ve sebat olmadan elde edilmez.”
İlim, kısa sürede değil; sabırla, istikrarla elde edilir. Talebe, karşılaştığı zorluklar karşısında yılmamalı, her güçlüğü bir terbiye vesilesi olarak görmelidir.
“Hocasına saygı göstermeyen kimse, ilmin bereketinden mahrum kalır.”
Zernûcî, hocaya hürmeti ilim öğrenmenin şartlarından biri olarak görür. Hocasının huzurunda edepli oturmak, onu dinlerken kalben hazır bulunmak ilim yolunun adabındandır.
“Çok yiyen, çok uyuyan, çok konuşan kimse ilimde ilerleyemez.”
Tâlimü’l-Müteallim’de nefsin isteklerini azaltmak, ilme odaklanmanın yolları arasında gösterilir. Doygun bir beden, gaflete kapı aralar. Zihnin berraklığı, sade bir yaşamla mümkündür.
“İlim yolunda arkadaşın, senin ya yardımcındır ya da engelin.”
İmam Zernûcî, yol arkadaşının kişinin hâline doğrudan tesir ettiğini söyler. İhlâslı, edepli ve gayretli bir dost, kişiyi yukarı taşırken; kötü niyetli biri, onu aşağı çekebilir.
“İlim amel için öğrenilir. Amelsiz ilim, ateşsiz duman gibidir.”
Öğrenilen her bilginin hayata yansıması gerekir. Zernûcî’ye göre, sadece bilgi yığmak kişiye fayda sağlamaz. İlim, kalpte bir nur, hayatta bir rehber olmalıdır.
Tâlimü’l-Müteallim, bize gösteriyor ki ilim; kitaplardan evvel kalpte başlar. Edep, niyet, sabır ve ihlâs olmadan elde edilen bilgi, kemale ermez. Bugünün hız ve gösteriş çağında bu nasihatler, manevî dengeyi yeniden kurmak isteyenler için altın değerindedir.
“Edep bir taç imiş nur-u Hüdâ'dan,
Giy ol tacı, emin ol her belâdan.”